Saadettin Acar | Eylül | 2019 | BAŞLARKEN
Bundan tam yedi yıl önce yine bir Eylül ayında yayın hayatına başlayan İlim ve İrfan Dergisi, elinizdeki 85. sayıyla birlikte sekizinci yılına girmiş oldu. Hayırlara vesile olması duasıyla ve niyazıyla sekizinci yılın ilk dergisini takdim etmenin heyecanını yaşıyoruz.
Bundan beş yıl evvel, üçüncü yıla giriş vesilesiyle derginin genel çerçevesine dair ortaya koyduğumuz ilkeler ve duruşumuza dair söylediklerimiz, çok şükür ki bugün de aynen geçerliliğini koruyor. Bu derginin temelleri ihlas ve samimiyet üzerine atıldı. İstikamet üzere olmayı kendine en önemli ilke olarak belirledi. Her adımı O’nun (cc) rızasını gözeterek atmak ve tam bir içtenlikle davasının izini sürmek. Yüzyılların çilelerine, sıkıntılarına direnerek, büyük bir gayretle günümüze ulaştırılan bu büyük davayı basit hesaplara ve ucuz çıkarlara kurban etmemek. Evet, bu ahitle yola çıktık. Her satırda, her harfte bu ağır sorumluluğu hissettik, hissediyoruz.
Gündelik politikanın, eyyamcılığın tuzağına düşmedik. Bunlara asla prim de vermedik. Siyasetler üstü bir yol takip ettik. Kendi kulvarımızda kalarak, kendi gündemimizin peşine düştük. Maddi çıkarların, kara siyasanın insanları ne denli kendilerinden uzaklaştırdığını gördük, görüyoruz çünkü. Asıl meselelerini ve mesleklerini bırakıp bir yerlere yaranmanın bu nezih dine ne büyük zararlar verdiğini ibretle izliyoruz. Bu musibetlerden ders almaya çalıştık her zaman.
Bu dergi her türlü istismardan uzak durdu. İnsanların tertemiz duygularını basit emellere alet etmekten çekindiğimiz kadar, hiçbir şeyden çekinmedik. İnsana ihanet etmek çünkü Yaratıcı’ya ihanettir, buna inandık. Bunun için de saf, duru, kaynaklara dayalı bir dini ve tasavvufi anlayışı benimsedik. Mugalatadan, polemiklerden uzak durduk. Tartışmalı mevzulara bile girmedik. Çünkü yol belli, kurallar net, ilkeler sapasağlam bir şekilde orada duruyor. Bunları bırakıp şüpheli mecralara sapmanın alemi yoktu. Bu hassasiyetten dolayı bu dergi daima itikadi açıdan en sahih olana çağırdı.”
Allah’a hamd ederiz ki bugün ilk günkü gibi hala heyecanlıyız, hala davamızın derdindeyiz. Ve hala duaları hissediyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi gündemin tuzağına düşmeyen ama gündelik ihtiyaçları da ıskalamayan bir dergi hazırlamaya çalışıyoruz. İçerik kadar görselliği de önemsiyor, iyi metinleri albenisi olan bir tasarımla sunmaya özen gösteriyoruz.
Ehlinin malumudur; yayın ilkelerinden taviz vermeden, istikrarına ve periyoduna sadık kalarak bir yayını sürdürmek ciddi bir hassasiyet gerektiriyor. Hamd olsun Rabbimize ki bu konuda da bizleri muvaffak kıldı: Tasavvufun temel ilkelerine sadık kalmaya çalıştık, istikrarımızı bozmadık ve daima vaktinde dergimizi okurumuza ulaştırdık. Bu da Allah Tealanın bize bir lütfudur.
İlim ve İrfan Dergisi, geride bıraktığımız yedi yılda olduğu gibi bundan sonra da Kur’an ile sünneti esas alan bir tasavvuf anlayışının derdini sürmeye devam edecektir. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da; ilimsiz irfanın yozlaşmaya ve sapkınlığa, irfansız ilmin de ruhsuzluğa ve tekdüzeliğe götüreceğini haykıracaktır. Hakikatin, bu iki kavramın birlikteliğinde olduğunun her daim altını çizecektir. Yayına başlarken şunu vadetmiştik: Ne olursa olsun Kur’an, sünnet ve selef-i salihinin izinden ayrılmayacak, şeriatın uygun görmediği bir tek kelimeyi dahi sayfalarına koymayacak, bidat ve hurafelerden uzak duracak, İslam’ın ana omurgası olan ehl-i sünnet çizgisinden asla taviz vermeyeceğiz. Felsefe ve kelamın karmaşık labirentlerine ve zor meselelerine girmekten sakınırken aklı küçümsemeyecek, kalbe ve gönle vurgu yaparken muhasebe ve muhakemeyi elden bırakmayacağız. Aklın yolu olan ilme ve kalbin yolu olan irfana aynı tonda ve şiddette vurgu yapacak, birini diğerinin üstünde ya da altında görmeyeceğiz. Geçtiğimiz yedi yılda, hamd olsun ki, bu hassasiyetlerimizi koruduk ve elden geldiğince bu hedeflerden sapmamaya gayret ettik.
Şunu da söylemiştik: İslam’ın yeryüzünde neşvu nema bulmasında kritik öneme sahip olan tasavvufu, en saf ve güvenilir kaynaklardan anlatmayı ve yorumlamayı hedefliyoruz. Çünkü İslam şeriatıyla çerçevelenmiş olan ve hal ile kal arasında bir denge kuran tasavvufun, dün olduğu gibi bugün de insanlar için ekmek ve su kadar hayati bir fonksiyona sahip olduğuna inanıyoruz.
Aynı şekilde kemiyetten çok daima keyfiyetin derdini güttük. Hakikatin bazen garip ve yalnız kalabildiğine inanarak, tiraj uğruna sözümüzü ayağa düşürmemeye çalıştık. Söylediklerimizin müşterisinin çokluğuna değil hak ve hakikate uygun oluşuna azami derecede dikkat ettik. Bu arada ümmetin sorunlarına eğilirken dar ve kısır politik tartışmalara girmekten itinayla uzak durduk. İnandığımızı söylemekten imtina etmedik ama tefrikayı ve ihtilafı derinleştirecek bir üsluptan da daima kaçındık. İslam dünyasının devasa soru ve sorunlarına kendi durduğumuz ve baktığımız yerden eğilmeye çalıştık ama kuru sloganlara, holiganizme ve ayağı yere değmeyen ütopik ve hayali nutuklara da asla prim vermedik. Ehl-i sünnet çizgisindeki herkesi kardeş bildik ama bu toprakların asırlar içinde oluşturduğu tecrübeye de büyük değer verdik. Bundan dolayı evrensellik iddiasına yerel olanı kurban etmemeye çalıştık.
Elinizdeki sayıyla birlikte sekizinci yılına giren dergimiz, ilk günkü heyecanını ve hassasiyetini korumaya devam ediyor. Bundan sonra da kuruluş ilkelerine bağlılığını sürdürecek ve rotasından en ufak bir sapmaya göz yummayacaktır inşallah. Varlık nedenini bir an için bile aklından çıkarmayacak, popüler ve dönemsel rüzgarlara asla yelken açmayacaktır.
Geçtiğimiz yılın bu ayına ait dergisini takdim ederken söylediklerimiz hala geçerliliğini koruyor: İlim ve İrfan Dergisi, dava sahibi olmayı önemsemekle birlikte iddialı olmaktan ve görünmekten mümkün mertebe imtina eder. Dolayısıyla baştan itibaren söylediklerimizi bir iddia olarak değil de, bir dert ve dava olarak dile getirdiğimizi belirtmek isteriz. İslam dünyasının ve Müslümanların meseleleri çok büyük, sancıları çok derin. Hele içinden geçtiğimiz dönemde bu krizler çok daha büyük ve yıkıcı olmaya başladı. Bizler de, elimizdeki bu imkanla çareler aramaya çalışıyoruz. Amacımız, kişisel olarak “hac yolunda bir karınca”, kurumsal olarak da “İbrahim’in ateşine su taşıyan bir karınca” olmaktır.

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun....

Bundan tam yedi yıl önce yine bir Eylül ayında yayın hayatına başlayan İlim ve İrfan Dergisi,...

Eylül, 2012’de yayın hayatına başlayan İlim ve İrfan dergisi 8. yılına girdi....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016