PROF. DR. SÜLEYMAN DERİN | Haziran | 2019 | KÖŞELER
Maneviyat yolunda birbirini tamamlayan iki önemli makam sabır ve şükürdür. Bu iki makamdan birisi eksik olursa diğeri de eksik olur. İki makamın birincisi sabırdır. Sabır; başa gelen bela ve sıkıntılara dayanmak, Allah’a ibadet konusunda devamlı olmak, O’na (cc) isyan hususunda nefsin isteklerine kulak vermemek olarak tarif edilir. Sufilere göre hem sabır hem de şükür insanı Rabbine götüren birer binektir. Salik sonunda karşılaşacağı nimetleri düşünerek belalara sabreder, Hakk’ın kendisi üzerindeki celali ve cemali sıfatlarla kullarına tecellisini aynı oranda O’na (cc) yaklaşmak için kullanır. Halbuki avam sadece nimetlerde Rabbini tanır, bela ve musibetlerde O’nun (cc) hikmetlerini bilemez. Celal tecellilerini kötü görüp onları inkar ettikleri de için maneviyattan bir behre kazanamazlar.
Sufiler sabrı ele alırken çokça tartışma konusu olan; sabreden fakir mi, yoksa şükreden zengin mi daha üstündür, sorusuna da cevap ararlar. Sufilere göre sabır ateşinde pişmek, sülûkun olmazsa olmaz bir kuralıdır. “Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki mü’minler: Allah’ın yardımı ne zaman, dediler.” (Bakara, 214) ayeti bu konuda önemli bir işarettir. Bu ayetlerden yola çıkarak İbn Acibe: “Kim hiç sıkıntı çekmeden cennete girmek isterse imkansızı hayal etmiş olur.” der. Hatta o bu hususta Hazret-i Davud ile Hazret-i Süleyman kıssasını bizlere örnek gösterir. Bilindiği üzere Hazret-i Süleyman, Allah’ın hep cemal tecellilerine mazhar olmuş, kral padişah olarak muhteşem bir hayat yaşamıştır. Bu sebebe binaen Allah Teala pek çok peygamberi müstakil olarak zikrederken Hazret-i Süleyman’ı tek başına zikretmemiştir. Mesela Hazret-i Davud ve Hazret-i Eyüp için, “Kulumuz Davud’u zikret.” (Sad, 41); “Kulumuz Eyyüb’ü zikret.” şeklinde Kur’an’da İlahi hitap inmişken Hazret-i Süleyman’dan babası vesilesiyle, “Biz Davud’a Süleyman’ı verdik, Süleyman ne güzel bir kuldu!” (Sad, 30) şeklinde bahsedilmiştir.


(Yazının devamı derginin Haziran sayısında.)

Bendeniz babam Şeyh Hazretlerinden duydum, şöyle buyuruyordu:...

Ramazan ayının gidişi her zaman bana aynı duyguları yaşatır ve çevremde tanıdığım birçok insanda gördüklerim, şahit olduklarım beni endişelendirir her seferinde...

İlim ve İrfan dergisinin Haziran sayısı (sayı: 82) gençlik dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016