Muhasebeye ve tefekküre vesile olması dileğiyle geçtiğimiz ay burada bazı notlar paylaşmıştım. Bu sayıda da hasbihal etmeye, dertleşmeye kaldığımız yerden devam etmek istiyorum.

V. Müslümanlar olarak bizler ümmet-i vasatız, mutedil ümmetiz biz. İfrat ve tefrit bize bakılarak anlaşılır. Sağ ve sol bize göre belirlenir. Doğu ve batı bizim yönlerimizdir. İtidal ve denge istikamettir çünkü. Aşırılık ve atalet bizim tarzımız ve yolumuz değildir. Bundan dolayı bizim dışımızdaki herkes bize göre kendini konumlandırır.
Öyleyse, kendimize güvenelim ve Rabbimize inanalım. Elimizdeki sağlam kaynaklara yaslanalım. Şu aşağılık kompleksinden kurtulalım. Birileri için rüya ve hayal olan bizim tarihimizdir, herkesin kardeşçe yaşayacağı bir dünya hayali bizim medeniyetimizdir. Bizim Asr-ı saadetimiz birilerinin rüyasının çok ötesindeydi. O zaman yaptık, yine yapabiliriz.

VI. Bizler sonsuz güç ve kudret sahibi olan bir Allah’a inanırız. Allah’ın indirdiği vahye inanırız. O vahyin şah¬sında ete-kemiğe büründüğü bir Peygambere inanırız. Peygamberin siretine ve güzel ahlakına inanırız. Bunlar arasında bir tenaküz yoktur, buna iman etmişiz. Biz mut¬lak irade sahibi olan Rabbimizin bu sünnetine ve yüce planına yürekten inanmışız. Ne olur, Allah rızası için, Kitap ile sünneti karşı karşıya getirmeyelim. Allah’ın ve Resulü’nün arasını açmaya çalışmayalım. Allah’ın vahyi olan kitapla, vahyin mücessem hali olan Efendimizin sünnetini yarıştırmaktan vazgeçelim. Kur’an ve sünneti tartıştırıp aklımızı hakem kılmayalım. Hatta daha ötesini söyleyeyim, ne olur vahyi parçalara ayırıp ayeti ayetle yarıştırmayalım. Bu ikilikten, bu şaşılıktan ancak tevhid ile kurtulabiliriz. Müslüman muvahhiddir çünkü, birle¬yendir, birleştirendir. Bölen ve parçalayan ise kafirdir, unutmayalım.

VII. Şu önemli noktayı da paylaşmayı bir kardeşlik görevi olarak görüyorum: İslam ruhumuzu besler ve dışımızı süsler. Dışımızı inşa ederken aynı anda içimizi de ihya eder. Sadece kabukta kalan, özümüze, ruhumuza sirayet etmeyen bir dini anlayış eksiktir. Çürüme demişti bir yazar, evet, içe tesir etmeyen, görüntüde ve slogan düzeyinde kalan her söz ve davranış maluldür, noksandır. İşte tam bu noktada, hepimizin sekülerleşme ve dünyevileşme musibetine karşı dikkatli olması gerekir. İmkanların ve gücün cazibesine ve baştan çıkarıcılığına karşı uyanık olmalıyız. Hepimiz, bulunduğumuz makam ve mevkiyle, sahip olduğumuz sosyal ve ekonomik statüyle ve elimize geçen imkanlarla imtihan oluyoruz. Ama hiçbirimiz o imkanların, gücün ya da makamların mutlak sahibi değildir.

VIII. Ramazan ayı bize güzellikler kazandırarak geçti. Fıtratımızla yüzleştirdi bizi. Hac ve kurban mevsimini de idrak ettik. Teslimiyeti düşündük, sadakati hatırladık. Bize düşen bu vakitleri bir pilot-zaman olarak görmek ve burada kazandıklarımızı tüm bir yıla tedricen yaymak olmalı. Arındık, temizlendik, bitti; tekrar eski hayatımıza dönelim, diyemeyiz. Kendimizi kandırabiliriz belki ama yüce Allah’ı asla kandıramayız. Unutmayalım bu zamanlarda yaptığımız ibadetlere, ondan sonrası için ihlaslı bir niyet ve samimi bir tevbe eşlik etmediyse kaybetmişiz demektir.
Şunu aklımızdan çıkarmayalım ki; Allah Teala ibadeti ve takvayı muayyen bir zamana ve mekana hasretmemiş¬tir. Yoğunlaştırdığı zaman ve mekanlar vardır elbette, o durumların özel ibadetleri de vardır tabiiki ama unutmayalım bütün zaman ve mekanlarda bizden istenen ubudiyettir. Ramazan’daki ve Mekke-Medine’deki taat u ibadetimiz bundan sonrasındaki isyan ve günahları-mızın ruhsatı olamaz. Tuttuğumuz oruçlar ve kıldığımız teravihler, yaptığımız hac ve umreler, daha sonra işleyeceğimiz günahların peşin ödenmiş kefareti değildir. Gelecekteki hiçbir günahın önden temizlenmesi mümkün değildir çünkü. Hal-i hazırdaki hiçbir ibadet ömrümüzün sonuna kadar işleyeceğimiz günahların affının garantisini bize sunmaz.

Yüce Allah, -taat ve ibadet etmek suretiyle imar etsin diye- insanoğlunu yeryüzüne halife kılmıştır....

Eylül 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan dergimiz İlim ve İrfan’ın yüzüncü sayısıyla...

İlim ve İrfan dergisinin 100. sayısı özel sayı olarak tasavvuf dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016