İRFAN KAYNAĞI | Aralık | 2016 | İRFAN KAYNAĞI
Yüce Allah şanlı kitabında buyuruyor ki, “İnanıyorsanız, benden korkunuz.” (Al-i İmran, 175) Böylece inanma ile korku arasında bir bağ kuruyor hatta aralarında bir sebep-sonuç ilişkisi olduğunu vurguluyor. Korkuyu inanmanın sonucu olarak belirtiyor. İman sebep ise korku da sonuç oluyor. İman varsa korku da olacaktır. Şu halde, bir kişide korku yoksa iman da yoktur. Zaten iman, kalpte yerleşen ve fiillerle uygulanan şeye verilen addır. Kalptekinin eylemlerle onaylanmasıdır. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve hayrıyla şerriyle kaderin Allah’tan olduğuna inanarak bilgi sahibi olmanın adıdır iman. Bilimsel olarak korku, kalbin acı duyması şeklinde tanımlanır. İleride karşılaşacağı sıkıntıdan kalbin ürkmesidir, korku. Allah’a iman eden kişi, ileride cennete girememe ihtimalinden korkar; cehenneme girmekten korkar. Şeyh Hazretlerinin, “Korkmayanın cennete girememesinden endişe edilir, çünkü korku ortadan kalkınca günahlara dalar, isyanda bulunur.” dediğini duymuştum.
Şeyh Hazretleri buyuruyordu ki: Büyük velilerden Davud-ı Tai (ks) caddede yürürken bayılmış. Öğrencileri onu hemen eve kaldırmışlar. Ayıldığında, niçin bayıldığı sorulunca şu cevabı vermiş: Bu noktada günah işlemiştim, birden huzuruna çıkacağım anı hatırladım, korkup bayıldım.
Yüce Allah buyuruyor ki, “Kim azgınlık etmiş ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse, onun varacağı yer şüphesiz cehennemdir. Kim Rabbinin huzurunda hesap vermekten korkmuş ve nefsini kötü arzularından uzak tutmuşsa onun varacağı yer de şüphesiz cennettir.” (Naziat, 37-41)

Milli ve dini hatıralarını her yıl canlandırmak, bütün haşmet ve ciddiyetleriyle kutlamak;...

Bakmakla yetinmek, yüzeyde, çeru çöpte kalmaktır....

İlim ve İrfan dergisinin Kasım sayısı çıktı. ...

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016