SAADETTİN ACAR | Eylül | 2012 | BAŞLARKEN
Bismillah. O’nun adıyla...

İnsanoğlu uzun bir yolun yolcusudur. Başlangıcı olan ama ebediyete uzanan bir uzun yol.

Yolun dünyaya yani fenaya bakan boyutunda insana, engebeler, tuzaklar, iniş-çıkışlar; her adımında ve anında eşlik eder. Bunun yanında sapkınlık ve istikamet de; her biri insanı kendine doğru çeker, çekiştirir.

Dünyada insana bu yolculuk boyunca, endişe ve ümit de eşlik eder. Her yalpalayışında, her tökezlediğinde, sendelediğinde sarsılır, ürperir. Her ufka gözü kaydığında heyecanlanır. Korkar ve umutlanır.

Ve insanoğlu yalnız yaratılmış. Evet, fakat yalnızlık ona uygun görülmemiş. Yalnızlığı, biricikliği, Yüce Yaratıcı kendine has bir özellik olarak saklamış, insanı ise insanla meşgul etmiştir. Bu meşguliyet, yer yer yol emniyetine ve saadetine dönüşürken, bazen de iğvaya ve sapkınlığa kapı aralar olmuştur. Her insan, diğer insanların, bir taraftan dostu ve yoldaşı, bir taraftan da kurdu ve ayakbağı olarak hemen yanıbaşında durmaktadır.

Yol uzun ve zahmetlidir. Ve insan, bu yolculuğa karşı donanımlı ve güçlü değildir. Bir desteğe, bir dayanağa ihtiyaç duymaktadır. Hem maddi, hem de manevi bir destek olmadan insanın bu yolu yürümesi imkansız neredeyse. Bundan dolayı insan, bir tutamak arayışıyla geçirir bir ömrü.   

İnsanoğluna bu yolculukta ve yolda arkadaş gerek. Yoldaş. Yol hakkında fikri olan, yol tecrübesi bulunan rehberler. İnsana, yolun engebelerinden önceden haber verecek, yokuşlarına karşı onu hazırlayacak dostlar. Çünkü bu yolculuk, yakından bakıldığında, mayınlı bir tarlada yürümekten farksızdır.

Ve… Sadece aklını kullanmakla yetinmeyip gönlüne de başvuranlar, yolun içinde yollar olduğunu, yolcuklar olduğunu göreceklerdir, görmüşlerdir.

Yolun içindeki bir yoldan, yolun selametini ve emniyetini sağlayan bir yoldan, yoldan ayrı olmayan bir yoldan sözediyoruz. Yolu derinleştiren, yolculuğu bir keyfe dönüştüren, yolun sonu hakkında fikir veren bir YOL. Yola anlam katan, yolculuğa manevi bir zenginlik veren bir yeni yol. Yoldan ayrı olmayan bir YOL.

Arayanlar, hep bu yolu aramıştır. Kurtulanlar hep bu yolda yürüyenler olmuştur.

İlim ve İrfan dergisi, ismindeki iki hayati kavrama yaslanarak yola çıkıyor. Yol boyunca bu iki kavramın gücüne ve maneviyatına sığınacak, yorulduğunda bu kavramlardan destek alacak. Bu derginin gayesi bu iki kavramı pekiştirmek ve kardeş kılmaktır.

Çünkü irfan bir ruh ise ilim bir bedendir. Ve ancak ikisinin birlikteliği ile bir şahsiyet ortaya çıkar.

İrfan ilmin manası, mayası ve ruhudur. İlim ise irfanın gücü ve zenginliğidir.

İrfana götürmeyen bir ilim sığ ve ruhsuz kalır. İlme dayanmayan bir irfan köksüz ve zayıf olur.

Bu dergi, bu iki umde arasında bir dengeyi gözeterek yol almaya çalışacaktır.  

Niyetimiz bu, duamız bu, hedefimiz budur. Takdir ve muvaffakiyet ise Allah’tandır.

Muhterem Müslümanlar; rivayet edildiğine göre Hazret-i Peygamber günün birinde ashabıyla birlikte oturuyorken onlara sorar:...

İnsanoğlu güvenlik içinde yaşamak ister. Bu çok temel ve zaruri bir ihtiyaçtır....

İlim ve irfan dergisinin 97. sayısı zulüm dosyasıyla çıktı. Dergi bu sayıyla birlikte 9. yılına girdi....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016