Yayın hayatına geçen sene başlayan ve Eylül’le birlikte ikinci yılına giren İlim ve İrfan dergisi bu kısa zamanda okurlarına nitelikli dergi sunmanın haklı gururunu yaşıyor. Dergi, ikinci yılına güzel sürprizle başlıyor, artık okurlarına her ay iki dergi sunuyor, daha önce dergi içinde yer alan aile sayfaları, yeni bir anlayış ve işleyişle Ailemiz eki olarak hediye ediliyor.

Dergide usta çizer Hasan Aycın tasavvuf kavramların çizgileriyle yeniden yorumlarken, derginin Sorgu-Sual köşesinde Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz soruları cevaplıyor.

İlim ve İrfan dergisinin Eylül ayı dosya konusunu bizlere verilen en güzel emanetlerden olan çocukların terbiyesi oluşturuyor.

Çocuk: Allah’ın emaneti, şuuruyla hareket eden dergi, bu hassasiyeti yazılarında paylaşarak okurlarına ulaşıyor. Çocuk terbiyesinin manevi, sosyal ve psikolojik yönlerinin ele alındığı yazılarda, emanet penceresinden bakılarak, terbiyenin, bireysel ve ailevi sorumluluğun ince hatları belirleniyor. Emir ve yargı dilinden kaçınılarak gönül dilinin merkeze alındığı her bir yazı, çocuğun terbiye dünyasının ve bizlere bir emanet oluşunun bilincini okurlara hissettiriyor.

Nihayetinde Adem babamız ile Havva annemize giden bir büyük insanlık ailesine mensubuz. Bizler, onların evlatlarıyız, anne ve babalarımıza emanet edilmiş nesilleriz. Bizim anne ve babamızdan beklediğimiz, onlardan bizlere ulaşmasını arzu ettiğimiz bütün mana güzelliklerini, bilmeliyiz ki, yavrularımız da bizlerden beklemektedir.

Bu çerçevede, Selim Haşimoğlu, “Çocuk Terbiyesinde Neye Dikkat Edelim?”; İsmail Acarkan, “Onları Ne Kadar Tanıyoruz?” ve Cesur Küçük, “Çocuğun Eğitimi Nerede Başlar?” yazılarıyla dosyanın içeriğini oluşturuyor.

Selim Haşimoğlu yazısında özellikle okul ve oyun dengesini kurmanın çokça zorlaştığı bir dönemde anne ve babalara bu yolda adeta bir itidali tavsiye ediyor ve: “Çocuğa okuldan geldikten sonra onu rahatlatacak, yorgunluğunu giderecek ve öğrenme için onu canlandıracak güzel oyunlar oynamasına izin verilmelidir; çünkü çocuğun oyun oynamasını engellemek ve sürekli ders çalışmaya zorlamak onun kalbini öldürür, zeka ve düşüncesini felce uğratır, ders çalışmaktan nefret ettirir ve hayatını zehir eder, hatta eğitimden kurtulmak için hileler arar.” diyor.

İsmail Acarkan ise, hepimiz için vazgeçilmez bir örnek olan Peygamber Efendimiz hareketle O’nun torunlarına olan sevgisini hatırlatıyor: Oğlu İbrahim süt emme çağında iken onu koklar, öper ve kucaklardı. “Dünyada iki reyhanım.” dediği Hasan ve Hüseyin’i sık sık yanına çağırıp sever ve bağrına basardı.”

Bugün çocukların en büyük sorunlarından birisi parçalanmış ailelerdir. Kişinin, kendince makul gördüğü sebeplerden dolayı dağıttığı ailesiyle birlikte çocuklar da dağılmaktadır.Cesur Küçük, yazısında buna işaret ediyor ve şöyle diyor: “Ders verdiğim sınıfların çoğunda gözlemlediğim bir durum var. Anne ve babası ayrı olan çocukların her zaman bir yanı eksik oluyor ve gözlerinde hep bir hüzün bulutu yer alıyor.”

Dergini orta sayfalarında İrfan Kaynağı köşesinde düzenli olarak yazıları, sohbetleri yer alan Şeyh Muhammed Muta’a Haznevi ise “Çocuklar Bizlere Teslim Edilmiş Bir Emanettir” başlıklı yazısında, “Çocuklarımızı küçüklüklerinden itibaren terbiye etmeli, onları dini muhabbetle yetiştirmeli, onlara Muhammedî ahlakı öğretmeliyiz. Onların kalplerine kin ve nefret tohumlarını değil hayır ve yardımlaşma tohumlarını ekmeliyiz. Küçük çocuk, beyaz bir sayfa gibidir, her türlü yönlendirmeye açıktır; onun terbiyesinden sorumlu olan kimse bu sayfaya istediğini yazar. Ama anne-babaların bunun için önce kendilerini ıslah etmeleri gerekir. Ailenin, Allah’ın emirlerini yerine getirmesi ve ahlaklarının nebevi ahlak olması gerekir ki, çocuklarına her fazilet ve ahlakta güzel örnek olabilsinler.” diyor.

Zengin içerik, farklı yazılar
Dergi, sadece dosya içeriyle değil adeta her biri ayrı bir dosya oluşturabilecek zengin yazılarıyla da ilgi çekiyor. Mehmet Çetin, Resulullah’la dost olmak için O’nun sevdikleriyle dost olmalıyız dediği yazısında, dostluğun bizim dünyamızdaki temel ilkelerini belirliyor. Doç. Dr. Selahattin Yıldırım ise, genelde peygamberler tarihinde özelde ise Resulullah Efendimizde cereyan eden hicret ve miraç ilişkisini çk yeni ve çok derin bir bakışla ortaya koyuyor.

Sami Bayrakçı ise bir tasavvuf büyüğünü yeniden bizlere hatırlatıyor, Cüneyd Bağdadi Hazretlerini günümüz okuruna ve insanına tanıtıyor.

Prof. Dr. Süleyman Derin de, İmam Rabbani Hazretlerinin hayatından örneklerle bu zulümler karşısında kanaat önderlerine sesleniyor ve: “Fikir sahibi aydınlar ve din bilginleri vazifelerini ifa etmezler ise Allah katında zorlu bir hesap vereceklerdir.” diyor.

Yine dergiye Ahmet Birler Kırkambar köşesiyle, Lütfi Sağlam, Kemal Özer ve Kâmil Yeşil yazılarıyla ayrı bir zenginlik katıyor.

İlim ve İrfan dergisine dolu dolu sayılarıyla nice yıllara diyoruz.

Aziz kardeşlerim, insanların Şeyh Hazretlerinin adabına ilgi göstermesi ve onun dergahına gelerek dinlerini öğrenmeleri...

Müslümanın temel ilkesi şudur: İnsana kalacak olan biriktirdiği değil dağıttığı / infak ve ikram ettiğidir....

İlim ve irfan dergisinin Temmuz sayısı tefekkür dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016