YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA DEMİRCİ | Mart | 2015 | AYIN KONUSU | Okunma: 988
YOL GÖSTEREN MEKTUPLAR: ŞEYH MUHAMMED MA’SUM HAZRETLERİNİN MEKTUBAT’I
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA DEMİRCİ

Sufiler tasavvuf tarihinin ilk dönemlerinden itibaren mektuplaşmaya önem vermişlerdir. Birçok sufinin mektupları zaman içinde mektubat genel başlığı altında bir araya getirilerek kitaplaştırılmıştır. Bu mektuplar sıradan bir yazışmanın ötesinde önemli bir misyona sahiptir. Sufilerin mektupları incelendiğinde bu mektupların genellikle irşad ve eğitim faaliyeti yapmak için yazıldıkları görülmektedir. Bu mektuplar, kimi zaman yöneticilerden bir talepte bulunmak ya da onları uyarmak, kimi zaman ilim ehli zevat ile görüş alış-verişinde bulunmak, kimi zaman da kendilerine sorulan soruları cevaplamak amacıyla kaleme alınmıştır. Sadece müritlerin seyr-ü sülûk esnasında karşılaştıkları meseleleri çözmek ve rüyalarını yorumlamak gibi gerekçelerle yazılan mektuplar da vardır. Muhatabın konumuna göre değişkenlik arz eden bu mektuplar, mürşidlik makamındaki bir sufi tarafından talebelerine gönderildiğinde irşad vazifesi görürken, kendi anlayış düzeyindeki diğer bir sufiye gönderildiğinde, tasavvufun üst seviyede konularının söz konusu edildiği ve karşılıklı görüş alış-verişinin yapıldığı bir iletişim aracına dönüşmektedir.

İmam-ı Rabbani’nin oğlu Şeyh Muhammed Ma’sum Müceddidi’nin (ks) Mektubat’ı, işlediği konular bakımından oldukça zengin bir muhtevaya sahiptir. Şeyh Ma’sum’un üç ciltlik toplam 658 mektuptan oluşan bu önemli eseri, İslam’ın zahiri ve batıni ilimlerine ait bir çok konuya az ya da çok değinmektedir. Muhammed Ma’sum’un (ks) mektuplarında, İslam tasavvufunun en sade konularından en karmaşık ve manevi tecrübe gerektiren konularına, yanı sıra, İslam akaidi, fıkıh, kelam, hadis ve tefsir gibi dini ilimlere dair bir çok mevzuya da rastlanmaktadır. Mektubat’ın ciltleri arasında gezinen her okuyucu, Şeyh Muhammed Ma’sum’u öncelikle büyük bir mutasavvıf olarak tanımanın yanında, kimi zaman bir fıkıhçı, kimi zaman bir kelamcı, kimi zaman bir muhaddis ve kimi zaman da bir müfessir olarak bulacaktır. Müellifimizin Farsça olarak kaleme aldığı Mektubat’ında az sayıda Arapça mektupları da bulunmaktadır.

(Yazının tamamı İlim ve İrfan dergisi Mart (2015) sayısında.)

Milli ve dini hatıralarını her yıl canlandırmak, bütün haşmet ve ciddiyetleriyle kutlamak;...

Bakmakla yetinmek, yüzeyde, çeru çöpte kalmaktır....

İlim ve İrfan dergisinin Kasım sayısı çıktı. ...

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016