İLİM VE İRFAN | Temmuz | 2020 | AYIN KONUSU
Niyet Hayır, Akıbet Hayır

İnsan, niyetten ibarettir. Hangi işinize niyetsiz, amaçsız, gayesiz başlayabilirsiniz?
İster dünyalık için ister ibadet için attığınız ilk adımda içinizde kurduğunuz niyet temeldir, esastır. Niyet, kurulan bir şeydir. Şayet niyetinizi sağlam kurarsanız yollar buna göre açılır. Veya sizler, yollar nasıl açılırsa açılsın niyetinizle yol alır, hedefinize ulaşırsınız. Niyetimiz temiz, yolumuz temiz, amelimiz temiz.
Temiz bir niyetle çıktık hayata. Oldu ki, dünya başımızı dönderdi, bizi bizden aldı, aklımız başımızdan uçtu, nefsimiz kabardı, dünya nimetlerine daldıkça daldık, nihayetinde yerimizi, yolumuzu ve yönümüzü kaybettik.
İşte şeytan ve nefs tam da bunun peşinde. Her nefesimizde bize yalanlarla yaklaşıyor, bir amacı, bir hedefi ve bir niyeti var; bizi Allah’a giden yoldan ayırmak, kendi ağına düşürmek ve ömrümüzü heba ettirmek.
Onun bu gayesine karşı bizim her daim niyet tazelememiz, niyetimizi dürüst kurmamız, niyetimizi bozmamamız gerekir. Şayet tuzağa düşersek bir çukura yuvarlanır, ıssızlığın çığlığında kalakalırız. Niyet etmeden abdest alabilir misiniz; niyet etmeden namaz kılabilir misiniz? İslam, baştan başa niyettir. Sağlam, dürüst, sahih, Allah’ın rızasını gözeten niyet. Allah’ın -haşa- bizim neyimize ihtiyacı vardır; malımıza mülkümüze, ilmimize irfanımıza mı? Hiçbirisine değil. Bizden istenen, bizden beklenen nedir? Temiz, dürüst, sağlam bir niyet, bir kalp ve buna uygun salih amellerle dolu bir ömür.
Meşhur bir hadis-i şerif var; hepiniz duymuş, okumuşsunuzdur: Üç adam mağarada kapalı kalıyor. Her birisi sırasıyla sadece Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle işledikleri amelleri hatırlayıp bu amelleri yeniden zikrederek kayanın açılması için dua ediyorlar. Nihayet üçüncü adamdan sonra kaya açılıyor ve mağaradan kurtuluyorlar.
Salih mü’minler ve salih ameller her devirde, her ümmette vardı.
Biz kendimize bakalım; bu dünya buhranından kurtulup ahiret muradımıza da ermek için sadece Allah’ın rızasını gözeterek, niyetimizi sadece buna hasrederek işlediğimiz ve Allah’a sunabileceğimiz amellerimiz var mıdır?
Elbette bütün amellerimiz bu niyetle gerçekleşmelidir. Ola ki, gösteriş, riya, desinler, filanca görsün beğensin, filan makamı elde edeyim, şu dünya nimetine kavuşayım gibi şeytan ve nefs yoluyla niyetlerimize, amellerimize karışan kirler varsa onlardan da temizlenmeyi Allah hepimize nasip etsin.
Buyurun, kalplerimizi, niyetlerimizi güzel kurmak için hazırladığımız dosyamıza.

"Mü’minin Niyeti Amelinden Hayırlıdır"
Prof. Dr. Selahattin Yıldırım

İnsan, Cenab-ı Hak tarafından mükerrem -üstün- kılınmış bir varlıktır. Bu üstün varlığın en değerli organı kalp, kalbin en değerli işi de niyeti yani iç yönelişleridir. Yönelmek, ciddiyet, sebat ve kararlılık göstermek gibi anlamlar içeren niyet kavramının sözlük anlamı esas alınarak çeşitli tarifleri yapılmıştır. Bunlar içerisinde en yaygın olanı; kalbin yarar sağlayacağına veya bir zararı bertaraf edeceğine hükmettiği fiile yönelmesi şeklindeki tariftir. (Kemal Paşa zade, Şerhü Riyazi’s- Salihin, I, 16)
Niyete ihlas zırhı giydirilmesi suretiyle yapılan amellerin değeri öyle yücedir ki, ona melek muttali olup da sevabını takdir edemez, şeytan muttali olup bu ameli bozamaz ve nefs muttali olup şımarmaz. Amellerin fiil, söz, hareket, sükûn vb. pek çok türünden bahsetmek mümkün olmakla birlikte niyetin etkisi bakımından ameller üç kısma ayrılır: Bir; gıybet etmek, haram malla hayır yapmak gibi yasaklanan fiiller. Niyet bunların hükmünü değiştiremez. İki; yapılması emir veya tavsiye edilen fiiller. Bunlar ihlasla yapılırsa sevap, riya ile yapılırsa günaha sebep olur. Üç; mubah olan fiiller. Bunlar ihlasla yapılması halinde sevap kazandırır, riya ile yapılırsa günaha dönüşür.

Niyet Terbiyesi
Doç. Dr. İbrahim Baz

Hayatı anlamlı hale getiren ve Hak katında kıymetli kılan, insanın yapıp ettikleri yahut sözleri değil bunları doğru ve ulvi bir gaye için yapmış olmasıdır. Aynı zamanda bu, insanın iç huzur ve tatmin duygusunun temelini oluşturur. Bir işin ne için yapıldığını ortaya koyan şey, kişinin niyetidir. Dünyalık arzuların anlamın üzerini örttüğü ve anlamsızlığın hüküm sürdüğü çağımızda gerek bireysel gerekse toplumsal değişim ve dönüşüm için öncelikle işe niyet terbiyesi ile başlamak gerekir. Çünkü niyet, içimizden geçen düşüncelerin ve dilimizden dökülen sözlerin ötesinde bir anlam boyutuna sahip olduğu gibi niyet terbiyesi de aynı zamanda bir şahsiyet terbiyesidir.
Peki, niyet ve niyet terbiyesi nedir? Konuya geçmeden önce konunun önemine dair sufilerin büyüklerinden olan Süfyan Sevri’nin (ks) şu sözleri daima hatırda kalmalıdır: “Eskiler nasıl amel edeceklerini öğrendikleri gibi nasıl niyet edeceklerini de öğrenirlerdi.”

(Dosya yazılarının tamamı derginin Temmuz, 2020 sayısında.)

Zat-ı Barisi dışında her şey fani olan, saltanatı dışında her şey son bulan yüce Allah’a hamdolsun....

İnsanoğlu tarih boyunca kendi özünün, anlamının arayışı peşinde koşmuştur. Ne olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gittiğini daima sorgulamış...

İlim ve İrfan dergisinin Ekim, 2020 sayısı (sayı: 98) tedbir ve takdir dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016