İLİM VE İRFAN | Şubat | 2019 | DİĞER YAZILAR
HAZRET-İ KUT'U DİNLEMEYEN KAVMİN HELAK OLUŞU
DR. MAHMUD ESAD ERKAYA

Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden birisi de Hazret-i Lut’tur. Hazret-i İbrahim’in yeğeni olduğu kaynaklarda geçen Lut (as), kendisine ilim ve hikmet verilmiş bir peygamberdir. O, vahiy ile müşerref olarak diğer insanlara üstün kılınmış, hayırlı, faziletli ve salih bir kimsedir.
Hazret-i İbrahim, kavmini, putlara tapmamaları ve Allah’ın varlığına ve birliğine inanıp iman etmeleri konusunda uyardığında kavmi onu inkar etmiş ancak Hazret-i Lut gibi az sayıda yakını ona inanmıştır. Lut (as) ise mü’minler içerisinde amcasına ilk iman eden kimse olarak kayda geçmiştir. O, daha sonra Hazret-i İbrahim’in hicretinde ona eşlik etmiş, bereketli Filistin-Şam topraklarına yerleştiğinde hep yanında olmuştur. Bir zaman sonra peygamberlikle vazifelendirilmesiyle amcasının yanından ayrılarak bugün Ürdün ve Filistin arasındaki Lut Gölü (Ölüdeniz) olarak anılan mevkide Sodom şehrine yerleşmiştir.

HAKİM TİRMİZİ İLE HASBİHAL
DR. NURULLAH KOLTAŞ

Hakim Tirmizi: Aziz dostlar, Cenab-ı Hakk’ın öyle kulları vardır ki onlara rahmet nazarıyla bakar ve onlara tevbe ihsan eder. Kalplerinin gözünü açıp onlara kalplerindeki isyanın çirkinliğini gösterir. Kullar da O’nun (cc) ihsan ettiklerine karşı kendi yaptıklarının eksikliği hep hatırda tutarlar. Öncekilerden O’na (cc) asi olanların akıbetlerini müşahede ettiklerinde, vakit kaybetmeksizin aynı hataya düşmemeye çaba göstermeye başlarlar. Terk ettikleri her kötülük karşılığında, Allah onların muvaffakiyetlerini arttırır ve kalpleri günahın kiri ve pasından kurtularak parıldamaya başlar. Böylece nefsleri karşısında üstün bir konuma ulaşırlar. Seyyar: Efendim, İbn Ata nefsin tabiatı gereği edepsiz olduğunu ve muhalefet meydanında dilediği gibi at koşturabildiğini dile getiriyor. Sözünü ettiğiniz üstün konuma erişmek için nefs bizzat bir engel değil midir?
Hakim Tirmizi: Cenab-ı Hakk’a karşı ubudiyeti layıkıyla yerine getirmek isteyen kişinin, her şeyden önce nefsinin köleliğinden kurtulması gerekmektedir. Mekateb ya da sözleşmeli kölelikte 10 lira borcun kalsa köleliğin hala geçerli oluşu gibi nefsin boyunduruğu da bir nebze kalıcı olsa, kişi hala onun emri altında demektir. Nefsin bukağılarını kırıp Allah’ın emri altına girmeye gayret gösterilirse, O’na (cc) kulluk için kapı aralanır. Gayret gösterilmediği takdirde, hırsız nefsin hilelerine karşı tetikte ol.

NAZLI BUDİN'İN MÜCAHİT DERVİŞLERİ
CANKAT KAPLAN

Buna benzer bir gâzâ başka hiçbir padişah zamanında olmadı. Yere gelesi kafirin haddi hududu yok. Serdar-ı Ekrem her defasında var kuvvetini pazuya getirip Ali-yi Kerrar gibi tekrar tekrar kafirin gözüne vuruyor, binlercesini toprağa salıyor, nice bin kelle ve baş alıyor. Cenab-ı Bari’nin yardımı erişip, padişah, 50.000 adet guzzatı meydana sürünce, İslam ordusunun dahasının da geldiğini gören küffarda eli silah tutan bir er kalmıyor. Hepsi gerisin geri sığınaklarına kaçıyor. Fakat ne çare! İçeride ne top kalmış ne tüfek, burası artık bir sığınak değil, mezar. Kafirler, tekrar gerisin geri çıkıp ya Estergon ve Belgrad dağları tarafına ya da atlarıyla can pazarına düşüp Tuna’nın karşı tarafına yüzü kara kargalar gibi kaçıyor. Tuna’da boğulmayanları gaziler kurşun urup bir can sağ bırakmıyor. Tam 12 gün 12 gece dağlara kaçan kafirleri gaziler takip ediyor, onların kelle ve paçalarını ve esirlerini Süleyman Han’ın otağı önüne getiriyor. Kelleler yuvarlanıyor. Gazilere ganimetler, değerli tımar ve zeametler bağışlanıyor.

KIRKAMBAR
M. NEZİHİ PESEN

Dua kulluktur, kalbin yüce Rabb’e yönelmesidir. Kalbin diriliğine işarettir dua. Diriliğine ve rahmanın ayetlerini kavrayış mahalli olduğuna. İyi insanlar yani mü’minler Allah’a yakarırlar. İcabet edeceğini söyleyen de o kerim ve rahim Allah’tır. Şükürler olsun. Melekler de Allah’ı çokça tesbih ve tenzih edip O’na (cc) yalvarırlar. Bizim için dua ederler hem de. Arşı yüklenenlerin ve çevresinde bulunanların iman edenlere nasıl dua edip onlar için mağfiret dilediklerini hatırlayalım: “Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp sardın, tevbe edenlere ve senin yoluna tâbi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru. Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara bunu vaad ettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin. Ve onları kötülüklerden koru. O gün sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.”

İBN SİNA ARAMIZA DÖNDÜ
KEMAL ÖZER

İbn Sina’yı duymayan elbette yoktur. Ancak kim olduğu ve hünerleri konusunda pek çok kişi yeterli bilgiye sahip değil. Genellikle de el-Kanun ve eş-Şifa kitapları birbiriyle karıştırılır.
Bazıları Şifa kitabını tıp, el-Kanun’u ise hukuk kitabı sanır. Oysa Kitabü’ş-Şifa merhumun felsefe eseri olup, el-Kanun fi’t-Tıb da tıp eseridir.
Biriyle, bulanık zihinleri şifaya eriştirmek amaçlanmış, diğeriyle de tıbbın kanunları yazılmıştır. Her iki eser de kâmilen isimleriyle müsemma eserlerdir. Şüphe yok ki, İbn Sina’nın eserleri sahalarının zirveleridir. Öte yandan dünya tıp ilminin en önemli eserlerinin en başında İbn Sina’nın el-Kanun’u gelir. Bu yüzdendir ki yüzlerce kez şerh ve tercüme çalışmasına konu olmuştur. Farklı dillere aktarılmış, asırlarca tıp mekteplerinin vazgeçilmezi olmuştur. Sadece bir cildi için onlarca cilt şerh neşredilmiş ama bir türlü eser anlaşılamamıştır.
Eser zamanı aşan bir muhteva ve ruha sahip. Pek çok eser gibi yazmak için yazılmamış. Bunca gelişmeye rağmen hala anlaşılmayı bekliyor. Çünkü gelişen tıp değil, teknoloji! Diğer taraftan da Batı kaynaklı günümüz kimya tıbbına körü körüne bağlı çevreler, bu tür şaheserleri her türlü adaptan mahrum bir şekilde kötülerler.

(Yazıların tamamı İlim ve İrfan dergisinin 78. sayısında.)

GÜLBAHÇE ÇOCUK EKİ

Arif Dede
Cesur Küçük
Melih Tuğtağ
Betül Nurata
Ahmet Demir
Seval Şahin Cevizci
Yazı ve çizgileriyle yer alıyor.

Bendeniz -acizane- babam Şeyh Hazretlerinin, tarikatın faydalarıyla ilgili...

Bazen susmak en iyisi. Bazen değil çoğu zaman hatta....

İlim ve İrfan dergisinin Şubat 2019 sayısı (sayı: 78) Mevlana Halid Bağdadi (ks) dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016