SAADETTIN ACAR | Mayıs | 2021 | BASLARKEN
Mü’min, tepeden bakan, lanet okuyan, beddua eden degil, tüm insanlara hatta Allah’in tüm mahlukatina karsi kalbinde merhamet tasiyan, büyük günahkar bile olsa kardesi için ve dahi kafirlerin bile islah olmasi için dua eden kimsedir. Baskasinin acisindan haz duymak mü’mine yakismaz. Hem birilerine cehennemi yakistiranlar, cenneti garanti mi etmisler acaba?
Su da var ki; birilerini cehenneme itmekle, cennette bize yer açilmiyor, biliyoruz degil mi? Hatta bu bizi, maazallah oradaki -varsa eger- yerimizden de edebilir.
Mü’minin kendine has bir gündemi vardir. Onun hayatinin gerisindeki fondur o, degismez asla. Hakiki ve sahici büyük bir derdi vardir, zihnini ve kalbini daima mesgul eden. O da ubudiyet bilinci, ahiret ve hesap günü telasidir. Bundan dolayi hiçbir zaman gelip geçici gündemlerin esiri olmaz o. Mü’minin gönlü diger mü’minler için –ve kafir bile olsa zorda kalan, bir tutamak arayan, elini uzatan herkes için- bir siginaktir. Bize düsen siginaklarimizin kapisini açik tutmak ve orayi muhabbet ve merhametle donatmaktir. Ki bize gelen bizde huzur bulsun. Mü’min, emin olandir. Mü’minin gönlü eman yurdudur. O engin gönüle iltica eden emniyette olur. Ona güvenen pisman olmaz. Imanin geregi budur çünkü. Bilmeliyiz ki insanlar elimizin ve dilimizin kötülügünden emin degilse ve bize güvenmiyorsa bir sorunumuz var demektir hem de çok ciddi bir sorun. Çünkü iman kalbin meselesidir; kimseye dokunmaz. Islam ise görülen bir seydir, belirtisi de emniyet, dogruluk ve güvendir.
Mü’min, yük olan degil yük alandir. Efendimiz buyuruyor ki: “Müslüman, Müslümanin kardesidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Kim din kardesinin bir ihtiyacini giderirse, Allah da onun ihtiyacini giderir. Kim bir Müslümanin bir sikintisini giderirse, Allah da onun kiyamet sikintilarindan birini giderir.”
Mü’min, sadakat ehlidir. Kalbinin pusulasi her daim sidka, dogruluga ayarlidir. Dogruluk onun en belirgin ve degismez özelligidir. Sözüne sadiktir, sirrina sadiktir, dostuna sadiktir, yoluna sadiktir. En güçlü sadakati de hakikatadir.
Mü’min, haya sahibidir. Baskalarinin ayip ve günahlariyla degil kendisiyle mesgul olur daima. Gözünü haramdan sakinir. Dilini giybetten ve yalandan korur. Kalbinden hasedi, kin ve nefreti uzak tutar. Allah’tan ve kuldan utanir. Mü’min, insanlarin ayiplarini ve günahlarini örtendir. Zira Allah settardir, örtendir, kulunun da bu ahlak üzere olmasini ister. Su hadis-i serif, mü’minin hayat rehberidir: “Bir kul bu dünyada baska bir kulun ayibini örterse, kiyamet gününde Allah da onun ayibini örter.” Çünkü o bilir ve inanir ki; “eger her günah içki gibi sarhos etseydi, hiçbir insan evladi ayik dolasamazdi.”
Mü’min, korku ve ümit arasindadir. Yaptigi hiçbir iyilik onu Allah’tan korkmaktan alikoymaz ve isledigi hiçbir günah da onu ümitsizlige sevketmez. Korkusuzluk ve emniyet hissi ne kadar büyük günah ise ümitsizlik de o kadar büyük günahtir çünkü. Hiç kimse yaptigi bir iyilikten dolayi bagislanmayi hakettigini ve kurtuldugunu iddia edemez. Ve hiçbir günah da Allah’in rahmetinden büyük olamaz. Mü’min, dünya yolculugu boyunca daima bu aralikta durur.
Baska bir vesileyle yazmistim, burada tekrarlamakta fayda var: Mü’min, diger tüm tariflerinin yaninda ve belki de üstünde, yüreginde merhamet ve muhabbet tasiyan kimseye denir. Allah’in (cc) yarattiklarina merhamet beslemeyen, onlari muhabbetle karsilamayan kimse, büyük davalardan söz etse de meselenin hakikatini iskalamis demektir. Kula merhamet etmeyene, Yaratici da merhamet etmez. Ayni seyi muhabbete söyle uyarlayabiliriz: Yaradilani sevmeyen Yaratici’yi da sevemez. Ve öylelerini Yüce Yaratici da sevmez.
Mü’min, cömerttir, kerem sahibidir. Resul-i Ekrem Efendimizin o sade ama muazzam mü’min tarifine uygun bir hayat yasamaya gayret eder. Çerçeveletip duvara asilmayi hak eden o muhtesem hadisinde buyuruyor ki: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden, komsusuna iyilikte ve ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, misafirine iyilikte ve ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, faydali söz söylesin veya sussun!”

Sizden uzak oldugu için yararli olan, sizlerle bulusmak için...

Insanin bu dünyadaki yolculugu hem uzun hem de engebeli, inisli-çikisli yani mesekkatlidir....

Ilim ve Irfan dergisinin Haziran sayisi ezan dosyasiyla çikti....

IRFAN BASIM YAYIN DAGITIM SAN. VE TIC. LTD. STI.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / Istanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016