SAADETTİN ACAR | Nisan | 2013 | BAŞLARKEN
Resulullah Efendimizi (sas) anmakla hayatımıza bir şeref ve bereket gelmesini umut ediyoruz. O’nu zikrederek sözlerimize bir anlam ve güzellik katmayı amaçlıyoruz. O’nu hatırlamakla -ve dahi modern dünyaya hatırlatmakla yeryüzünde acıların hafiflemesini, çaresizlikler içinde kıvranan insanlığın çare bulmasını temenni ediyoruz.

O’nu anmakla, zor zamanda ayakta kalmanın ve dik yürümenin imkanlarını arıyoruz. O’na olan şiddetli ihtiyacımızı belirtmekle, başka çare kalmadığını, kapısının dışında başvurulacak başka bir kapının bulunmadığını söylüyoruz.

Ve bugün her zamankinden daha çok O’nu arıyoruz. Çünkü O’na olan ihtiyacımız gün geçtikçe artıyor. Umuyor ve diliyoruz ki Efendimiz diriltici soluğuyla bunalımın ve cinnetin eşiğine gelen çağımıza el atsın. Toplumumuza, hayatımıza, ilişkilerimize, kalbimize, evimize, ailemize girsin. Çekip çevirsin dünyamızı, değiştirsin.

Mutlak örneğimiz

O (sas) bizim için her açıdan örnektir. Allah (cc) O’nu alemlere rahmet olarak gönderdi ve örnek alınmasını emretti. Çünkü O, bütün güzel huyların birleştiği, bütün güzelliklerin şahsında bir araya geldiği müstesna kişiliktir.

Allah, İslam’ı din olarak gönderdi ve Efendimizi de bu dini uygulamak ve emirlerini insanlara ulaştırmak üzere görevlendirdi. Bundan ötürü O, insanlara söylediği her şeyi önce kendi nefsinde tatbik etti.

O, insanların en şereflisi olmasına rağmen Allah’tan en çok korkan ve O’na (cc) en çok yalvarandı. O’nun tüm günahları affedilmişti ama buna rağmen sorumluluklarını hiç aksatmadı ve koşturmaktan hiçbir zaman geri durmadı. Hatta herkesten daha çok ürperdi, yalvardı, ibadet etti. Emrinde ve hizmetinde çalışmaya hazır onca insan bulunmasına rağmen kendi işini kendi yapmayı tercih etti. Çocukları sevdi, yaşlılara hürmet etti. Hayvanların bile hakkı olduğunu ve buna riayet edilmesi gerektiğini O söyledi.

Bundan dolayıdır ki biz, İslam’ın, dolayısıyla tüm varlığın doğru şekilde anlaşılmasının biricik yolunun O’nu anlamaktan geçtiğini söylüyoruz.

En büyük ve en mütevazı

Büyüklüğe tevazuun ne çok yakıştığını görmek isteyenler O’na baksınlar: Hiç kimse O’nun kadar övülmedi, O’nun kadar sevilmedi. Hiç kimseye, O’na duyulduğu kadar büyük özlem duyulmadı. Hiç kimse arkasında O’nunki gibi büyük ve temiz bir isim bırakmadı. Ve tarih, O’nun kadar mütevazi ama o kadar da onurlu hiç kimseyi görmedi.

O’nu tanıtmaya ve anlatmaya yetmez hiçbir söz. Çünkü O ‘habibullah’tır, Allah’ın sevgilisidir. Biz O‘ndan söz ederek, haşa O’nun kıymetini artıramayız, sözümüze Onunla şeref ve değer katabiliriz ancak.

O, gaye insan, ufuk peygamber. Ve Necip Fazıl’ın dediği gibi: “O, her şeyimiz, her şeyimiz, her şeyimiz.”

Aziz kardeşlerim, insanların Şeyh Hazretlerinin adabına ilgi göstermesi ve onun dergahına gelerek dinlerini öğrenmeleri...

Müslümanın temel ilkesi şudur: İnsana kalacak olan biriktirdiği değil dağıttığı / infak ve ikram ettiğidir....

İlim ve irfan dergisinin Temmuz sayısı tefekkür dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016