Menkibeleri okumak ve/veya dinlemek; anlatilan menkibedeki olaylari ve kahramanlari güncelleyerek, hayatlarimiza hikmetler, ibretler devsirmek içindir. Aksi takdirde, menkibeleri, olaganüstü/harikulade birtakim olaylari aktarmak ve onlari sadece tarihte yasanmis ve bir daha yasanmasi mümkün ve muhtemel olmayan olaylar olarak görmek, onlari itibarsizlastirmak manasina gelir. Okunan, dinlenen her menkibe, günün sartlari içinde güncellenmeye, birebir olmasa da benzer ortam ve sartlar olusturmaya ve yeniden yasanmaya, içinde barindirdigi hikmetlerden istifade etmeye her an açik metindir. Menkibeleri, kurgu edebiyat türlerinden, mesela romanlardan ayiran taraf da budur. Menkibelerin olaganüstü taraflarina odaklanarak, söz konusu hikmetleri gör(e)memek ve onlari gizemler ve fantastik unsurlar barindiran kurgu metinler veya olaylar olarak görmek de ayri bir nasipsizlik sayilabilir. Bu açiklamalarimizi Hasan Basri’nin ögrencilerinden Utbe bin Gulam hakkinda anlatilan bir menkibe üzerinde örneklemeye çalisalim:

Muhterem Müslümanlar, yüce Allah, Resulüne indirdigi kusursuz kitabinda buyuruyor ki:...

Mü’min, tepeden bakan, lanet okuyan, beddua eden degil, tüm insanlara hatta Allah’in tüm...

Ilim ve Irfan dergisinin Mayis sayisi zekat dosyasiyla çikti....

IRFAN BASIM YAYIN DAGITIM SAN. VE TIC. LTD. STI.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / Istanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016