SAADETTİN ACAR | Aralık | 2020 | BAŞLARKEN
Eylül 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan dergimiz İlim ve İrfan’ın yüzüncü sayısıyla sizleri selamlamanın heyecanını yaşıyoruz. Her şeyden evvel bizleri bu noktada muvaffak kılan Rabbimize nihayetsiz hamdu sena ediyor, dergimizi nice yüzüncü sayılara ulaştırmasını Zat-ı zülcelalinden diliyoruz.
Ehlinin malumudur ki, süreli yayıncılık zor ve zahmetli bir iştir. Bu alanda istikrarı korumak ve periyoda riayet etmek çok büyük bir ehemmiyet arz eder. Yayına başlarken belirlenen ilkelere sadık kalmak da önemli bir başlık olarak her sayıda karşınıza çıkar. Allah’a hamd olsun ki bu dergi ilk sayısından yüzüncü sayısına kadar istikrarlı yürüyüşünü hiç bozmadı, yayın periyoduna daima riayet etti. İlk sayıda belirlediği ve sürekli takrarlayageldiği ilkelere her zaman sadık kaldı, Kur’an-ı Kerim’i, sünnet-i Nebiyi, selef-i salihinin yolunu kırmızı çizgileri olarak bildi, bu istikametten şaşmamaya özen gösterdi. İlk sayısından yüzüncü sayısına kadar derdini, davasını korudu, yürüyüşünü hiç bozmadı. Bu Allah’ın bir fazlı ve keremidir. Elhamdülillah. Bu sayıyla birlikte, dergimizin tasarımını da baştan sona yenilemiş bulunuyoruz. Daha güzele, daha iyiye ulaşmak için sürekli yenilenmenin gerekliliğine inandığımız için belli bir müddet sonra dergi tasarımımızı yeniliyoruz. Daha canlı, yeni, dinamik bir tasarımla huzurlarınıza çıktık.
Belirli aralıklarla yenilenmeyi umursuyoruz doğrusu. Aslında tasavvuf da tam olarak sürekli yenilenmek, ölüp ölüp dirilmek değil midir? “Her dem yeniden doğarız/ Bizden kim usanası” diyen Yunus’un izinde yürümek; vaktin, anın vacibini doğru tespit edip ona göre tavır almak, yani ibnü’l-vakt olmak. İlkelerinden, özünden taviz vermeden çağın ihtiyaçlarına uygun reçeteler sunmak.
Bu endişelerden hareketle bu sayı, dergimizin tamamını şu bir sorunun cevabına ayırdık: Tasavvuf günümüze, günümüz insanına ne söylüyor? Tasavvufun bu çağa, bu çağın insanına söyleyeceği ne var? Bu sorunun günümüz insanı için hayati değerde olduğunu ve verilecek doğru cevapların da insanlık için bir kurtuluş ümidi taşıyacağını düşünüyoruz. Bu soru, bir tarafıyla tasavvufi bir çizgide yayın yapan dergimizin varlık ve yayın sebebini izah ederken, bir taraftan da bir arayış içinde olan ve istikametini yitiren günümüz insanına bir kurtuluş kapısını işaret etmeyi amaçlamaktadır. Yüzüncü sayımız dolayısıyla değerli hocalarımızdan dergimiz hakkındaki düşüncelerini de yazmalarını rica ettik. Kıymetli görüşlerini bizlerden esirgemeyen hocalarımıza en kalbi selamlarımızı ve teşekkürlerimizi sunarız. Bu görüşleri önümüzdeki sayıda da yayınlamayı sürdüreceğiz inşallah.
Dergimiz bu sayıya mahsus olmak üzere 52 sayfa olarak çıktı. Önümüzdeki sayı tekrar 48 sayfa olarak yayınımızı sürdüreceğimizi de hatırlatmış olalım. Bu duygularla yüzüncü sayımızın hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Din-i mübin-i İslam’ın, şeriat-ı garranın, sünnet-i seniyyenin ve sadat-ı kiramın izinde nice yeni sayılarda buluşmak dileği ve duasıyla…

Yüce Allah, -taat ve ibadet etmek suretiyle imar etsin diye- insanoğlunu yeryüzüne halife kılmıştır....

Eylül 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan dergimiz İlim ve İrfan’ın yüzüncü sayısıyla...

İlim ve İrfan dergisinin 100. sayısı özel sayı olarak tasavvuf dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016