DOÇ. DR. İBRAHİM BAZ | Nisan | 2019 | KÖŞELER
İnsan, Allah’tan gelen ve Allah’a giden bir yolcudur. Bu yolculukta, nisyan ile illetli olan insana, “Ölüm sana gelinceye kadar kulluk yap.” (Hicr, 99) denilerek gaflette kalmaması hatırlatılmış, ölümle biten ömrün günlerinin kıymetini bilerek yaşaması, menzil ve maksuda doğru giderken, doğru yoldan ayrılmaması öğütlenmiştir. Bunun için günlük beş vakit namazla, haftada bir Cuma namazı, yılda bir kez de oruç ve zekatla kulun Rabbi ile arasındaki bağı sürekli halde tutacak ve güçlendirecek ibadetler emredilmiştir. Bunun yanında, kul ile Allah arasındaki bağın, sadaka ve zikir gibi vakte bağlı olmayan ibadetlerle bir ağ gibi sıkı şekilde örülme imkanı sunulmuştur. Bütün bunlarla, Müslümanlarda bir zaman bilincinin oluşması hedeflenmiştir. Dünya hayatının faniliği ve ahiret hayatının bakiliği göz önünde bulundurularak, ömrün zayi edilmemesi tavsiye edilmiştir. Zira kutlu Nebinin, “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olunursunuz.” (Müslim, Cennet, 83) şeklindeki fermanı ile hayatın hiçbir anının heba edilmeden yaşanması hatırlatılmıştır. İşte bu hayat yolculuğunda Allah, insana sayısız lütuflarda bulunmaktadır. Bu lütuflardan biri de kuşkusuz idrak etmekte olduğumuz üç aylar ve bu aylarda bulunan kandil geceleridir. Üç ayların ilki olan Recep, Kur’an’da haram aylar (Tevbe, 36; Bakara, 217) olarak tanımlanan aylardan biridir. Bu aylarda başta savaş olmak üzere, her türlü kavga ve kargaşadan uzak durarak, bu aylara hürmet edilmesi tavsiye edilmiştir. Hazret-i Peygamber de Recep ayına ulaştığında, “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, I, 259) buyurmuştur.
İçerisinde Regaip ve Miraç kandillerini barındıran Recep ayı, Müslümanlar için kutlu bir mevsimin başlangıcıdır. Zirvesi Ramazan olan bu maneviyat iklimin başlangıcında, ilk dönemlerden itibaren Müslümanlar bütün ayda olmasa da sıklıkla oruç tutmuşlardır. İkinci ay olan Şaban ayı ise Hazret-i Peygamberin orucu daha fazla ziyadeleştirdiği hatta bazen bütün ayı oruçla geçirdiği bir ay olmuştur. Bu konuda, “Recep ve Ramazan ayları arasında, şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, âlemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. Ben oruçluyken amellerimin yükseltilmesini severim.” (Nesai, Sıyam, 70) buyurmuştur. Ayrıca yine bu ayın faziletini dile getirmek için şöyle buyurmuştur: “Şaban’ın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim.’ buyurur.” (İbn Mace, İkame, 191)

(Yazının devamı derginin 80. sayısında.)

Aziz kardeşlerim, babam Şeyh Hazretleri buyuruyordu ki: “Hazneviye-Nakşibendiye tarikatı...

Ömür dediğimiz şey, başlangıcını ve bitişini tayin edemediğimiz bir zaman dilimini ifade eder....

İlim ve İrfan dergisinin Nisan sayısı (sayı: 80) “Ahiretin tarlası olarak dünya” dosya başlığıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016