PROF. DR. SÜLEYMAN ULUDAĞ | Şubat | 2019 | KÖŞELER
Basiret ve basar iki anlama gelir. İdrak vasıtası ve algılama aracı olan beş duyudan biri; baştaki göz. Aynı şekilde idrak ve algılama vasıtası olan içteki göz, kalp gözü. Bunlardan biri zahir diğeri batın algılama aracıdır. Fakat basarın basiret anlamında kullanıldığı da olur. Basiret maddi-manevi, dünyevi-uhrevi nesneleri ve gerçekleri doğru olarak görme, uzağı görme, vukua gelmekte olan olayların ve gelişmelerin varacağı neticeleri isabetle tayin ve tahmin etme, hissetme ve sezme, öngörü ve sağgörü anlamına gelmektedir.
Burada basiret ve basardan maksat peygamberlerin, evliyanın, takva sahibi salih mü’minlerin, ariflerin başkalarının göremedikleri veya gördükleri halde mahiyetini anlayamadıkları hususları basiret ve basar denilen kalp gözü ve İlahi bir nurla doğru olarak görmeleri, kavramaları, bu suretle ebedi saadete ve selamete ermeleridir.


(Yazının devamı İlim ve İrfan dergisinin 78. sayısında.)

Aziz kardeşlerim, babam Şeyh Hazretleri buyuruyordu ki: “Hazneviye-Nakşibendiye tarikatı...

Ömür dediğimiz şey, başlangıcını ve bitişini tayin edemediğimiz bir zaman dilimini ifade eder....

İlim ve İrfan dergisinin Nisan sayısı (sayı: 80) “Ahiretin tarlası olarak dünya” dosya başlığıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016