SAADETTİN ACAR | Ağustos | 2017 | BAŞLARKEN
Çok klişe gibi dursa da hakikat şu: Zor günlerden geçiyoruz. Tarihimizin en büyük krizlerinden birini yaşıyoruz ümmet olarak. Ve zor günlerin imtihanı da doğal olarak zor olur. Burada, muhasebeye vesile olması niyetiyle birkaç mütevazı not paylaşmak, dert ve dava sahibi kardeşlerimle kısa da olsa hasbihal etmek istiyorum.

I. İslam insanlığın tek kurtuluş imkanıdır. Gelin kardeşlerim, insanlığa bu imkanı gösterelim. Onu doğru temsil ederek ve üstümüzde göstererek, bu imkandan haberdar olmayan insanlara bir seçenek sunalım. Müslümanlar olarak bizler adaletin temsilcileriyiz çünkü. Ahlaka çağıran, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran ve Allah’a inanan insanlarız biz. Bu imkanı insanlık adına heba etmeye hakkımız yok. Mazlumlar ve yetimler adına bu adalet ve ahlak çağrısını diri tutmamız lazım. Merhamet bizim şiarımızdır. İnsanlığın İslam’dan ve Müslümanlardan başka umudu yok, kal¬madı. Maddi refah ve tüketim çılgınlığının insanı birer canavara dönüştürdüğü günümüzde, onu, içine düştüğü bu çukurdan çıkarmaya namzet yegane topluluk biz Müslümanlarız çünkü. Bundan dolayı yükümüz ağırdır bilelim. Çünkü bizler, “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.” ayetinin muhataplarıyız.

II. İslam bize dargınları bir araya getirin, küsleri barış¬tırın diyor. Öyledir de, barışalım haydi, barıştıralım kardeşlerimizi. Yüreklerimizi birbirimize açalım. İlk adımı atan, elini ilk uzatan biz olalım. “Şeytana lanet” diyerek nefsimizi ayaklarımızın altına alalım. Ama gelin, akıl ve kalbimizi de barıştıralım. Nicedir bu topraklarda onları yarıştırıyoruz adeta, gelin onları yeniden kardeş kılalım. Bedenimizi ruhumuzla barıştıralım, dilimizi gönlümüze yoldaş kılalım. İlim ve irfanı yanyana koyalım, madde ve mana arasına setler çekmeyelim. Coğrafyamıza kader diye dayatılan bu ikiliği, bu suni duvarları yıkalım.
Evet, kardeş olup kenetlenmemiz lazım. Birbirimizi sevmemiz lazım. Kardeş olduğumuzu hatırlamamız lazım. Artık Müslüman Müslümanın kurdu olmasın, yetmez mi birbirimize çektirdiğimiz? Müslümanın eliyle diğer Müslüman kardeşleri cezalandırılmasın. Daha kaç kez aynı delikten ısırılacağız? Bize kurulan tuzakları, oynanan oyunları ne zaman göreceğiz? Her bir Müslüman, diğer Müslümanların yurdu ve sığınağı olmalı. Birbirimize yük ve dert değil, birbirimize teselli ve sırt olmalıyız. Kardeşlik bir tercih ve seçenek değildir unutmayalım, biz kardeş olmaya mecburuz, mahkumuz. Başka yolumuz yok.

III. Müslümanca yaşamak bizim en büyük ve en güçlü silahımızdır. Allah’ın gösterdiği istikamette ilerlemek bizim en önemli avantajımızdır. Dünyaya yön vermek isteyen beşeri güçlerin değil, Allah’ın emrettiği şekilde yol almak bizi bu büyük felaketten kurtarabilir ancak. Çünkü bize hayat hakkı tanımayanların, bizi ve temsil ettiğimiz tüm değerleri yok etmeye çalışanların asla sahip olmadığı ve olamayacağı en büyük imkanımız dinimize sarılmak, özümüze dönmektir. Çünkü, bizler onlar gibi asla olamayız; yalan söyleyemeyiz, haksız yere hiç kimseyi öldüremeyiz, kimseye ihanet edemeyiz. Onlarla kötülük ve düşmanlıkta yarışamayız. Hem bunu yaparsak; biz de öldürüp zulmedersek, biz de işgal edip yok edersek onlardan ne farkımız kalır ki? Ama ancak adalet diyerek, ahlak ve merhamet diyerek, insanlığı, üzerine çöken bu kabustan kurtarabiliriz. Adeta bir illüzyonla derin bir uykuya daldırılan insanlığı, itidalimizle, dik ve tutarlı duruşumuzla uyandırabiliriz. Gösteri ve riyanın, haz ve hızın pençesindeki insanlığı yalnızca İslami ilkelere bağlılığımızla ayıltabiliriz. Böylece belki Ebabil gönderilecek bir liyakati kesbedebiliriz.

IV. Ve daima aklımızda tutalım: “Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” Müslümanca yaşamaya çalışmak, bu yönde bir irade ve tavır ortaya koymakla, Allah’a, O’nun (cc) dinine yardım etmiş oluruz. O vakit, O da bize yardım edecek ve ayaklarımızı sabit kılacak. Bizi diriltecek ve düşmanlarımıza karşı bizi muzaffer kılacaktır.

Aziz kardeşlerim, insanların Şeyh Hazretlerinin adabına ilgi göstermesi ve onun dergahına gelerek dinlerini öğrenmeleri...

Müslümanın temel ilkesi şudur: İnsana kalacak olan biriktirdiği değil dağıttığı / infak ve ikram ettiğidir....

İlim ve irfan dergisinin Temmuz sayısı tefekkür dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016