Kardeşlerim, babam Şeyh Hazretlerinden duydum, buyuruyordu ki, “Kalp katılığının en büyük sebebi günahlardır. İnsanın işlediği her günah kalbinin katılığını artırır. Süratle tevbe edip samimi bir şekilde Allah’a dönmediği takdirde kalbinin karanlığı ziyadeleşir.”
Ondan sonra tul-i emel yani uzun yaşama arzusu gelir, kişi dünyevi istekler peşinde koşar. Zaten insanın nefsi, -doğası gereği- sonu gelmeyen şeyleri ister. İstediği şeylerin tahakkuku için de uzun zamana ihtiyaç vardır. Bu da insanın kalbini örten bir perde haline dönüşür. Allah’ı anmaya engel olur. Artık Allah’a yakın olma arzusu körelir. Allah’ın rızasının peşinde koşmaz. Ölüm sonrası hayatı düşünmez. Ahiretteki sonsuz hayatında rahatlamayı garantileme gibi bir derdi olmaz. Onun, sürekli nefsinin arzularını gerçekleştirmek için koşuşturduğunu görürsün. Aslında insan akıllıca düşünürse kalbini karartan en büyük faktörün günah olduğunu anlar. Gerçek olan da o ki, nefs, şeytan ve dünyevi arzular dışında Allah ile kul arasında herhangi bir engel yoktur.
Hazret-i Peygamber buyuruyor ki, “En insanlar sizler için en fazla korktuğum şey, uzun yaşama beklentisi ve hevanıza tâbi olmanızdır. Tul-i emel yani uzun yaşama beklentisi ahireti unutturur. Nefsin hevasına tâbi olmak ise Hak’tan saptırır. Şüphesiz dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise bize yönelmiş geliyor. Her ikisinin de çocukları olduğunu bilirsiniz. Öyleyse dünyanın çocukları değil ahiretin çocukları olunuz. Çünkü bugün amel var hesap yok, yarın da hesap var amel yok.” (Şuabü’l-İman, 13/173)
Allah’a yemin olsun ki, aziz kardeşlerim, şayet bu hadisin gereğiyle amel etsek hem dünya hem de ahiret saadeti için kafi gelecektir.
Kalp katılığının diğer bir sebebi de çok konuşmaktır. Buna göre yalan, gıybet, dedikodu, mü’minlerin sırlarının ortaya konması, fitne ve bozgunculuk gibi haram olan konuşmaların bir tek kelimesi dahi kalbin katılaşması için yeterli nedendir. Haram olmayan ancak gerekli ve müstehap da olmayan lüzumsuz çok konuşmalar da kalp katılığına sebep olur. Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor, “Kendisini ilgilendirmeyen şeylerden uzak durması kişinin güzel bir Müslüman olduğunu gösterir.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/259)
Ayrıca ihtiyaç fazlası olan uyku da kalbi katılaştırır. Çünkü aşırı yeme ve içmeden kaynaklanan uyku, ibadet noktasında insanı tembelleştirir, ağırlık yapar; böylece kalp insanı faydasına olan şeyleri düşünemez hale gelir, kaskatı kesilir.

(Yazının tamamı İlim ve İrfan dergisi Temmuz sayısında. sayı. 59)

Milli ve dini hatıralarını her yıl canlandırmak, bütün haşmet ve ciddiyetleriyle kutlamak;...

Bakmakla yetinmek, yüzeyde, çeru çöpte kalmaktır....

İlim ve İrfan dergisinin Kasım sayısı çıktı. ...

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016