SAADETTİN ACAR | Eylül | 2016 | BAŞLARKEN
Dört yılı geride bıraktık ve elinizdeki dergiyle birlikte 5. yılımıza “merhaba” dedik. Her şeyden önce bizleri bu günlere eriştiren/ulaştıran Rabbimize hamd ediyoruz. Ve yalvarıp yakarıyoruz: Allah’ım istikamet üzere bizleri nice yıllara ulaştır. Senin dinine hizmet etmek hususunda bizleri muvaffak eyle!
Dört yıl önce bu derginin ilk sayısını takdim ederken “uzun bir yolculuğa çıktığımızı” ifade etmiştik. İlk insanla birlikte başlayan, Efendimiz’le kemale eren ve kıyamete kadar sürecek olan o kutlu davanın neferi olacağımızı dile getirmiştik. Bu derginin, o mübarek yolun yolcularına karınca kararınca da olsa bir katkı sunmaya çalışacağını söylemiştik. Bir şükür ifadesi olarak belirtelim ki başladığımız noktada duruyor, ayaklarımızı sabit tutuyoruz. Bizleri müstakim kılan Allah’a hamd ediyoruz.
Ve kutlu yolculuk devam ediyor. Tabi zaman da, ömür de su gibi akıp gidiyor.
Dünyayla birlikte biz de yaşlanıyoruz. Her varlık gibi biz de öleceğiz.
Sorumluluğumuz tam olarak şudur: Bize bahşedilen ömür süresince o kutlu davanın hizmetinde olmak, o mübarek yolun yolcusu kalmaya gayret etmek. Sonra peki? Sonrası Allah kerim. Yol bizimle başlamadı, bizim yokluğumuzla da bitecek değil. Yolun sahibi, her daim bu yolda birilerini istihdam edecektir. Yani biz yola hizmet etmekle yolu ayakta tutmuyor, bilakis kendimizi inşa ve ihya etmiş oluyoruz. Hiçbirimiz bu kutlu dava için vazgeçilmez değildir.
Bu dergi de artık olgunluk dönemine erdi, diyebiliriz. Çünkü 4 yıl ve 49 sayı bir dergi için çok kolay geride bırakılacak bir süre değildir. Yayın ilkelerinden asla taviz vermeden, istikrarına ve periyoduna sadık kalarak bir yayını sürdürmek ciddi bir hassasiyet gerektiriyor. Hamd olsun Rabbimize ki bu konuda da bizleri muvaffak kıldı: Tasavvufun temel ilkelerine sadık kalmaya çalıştık, istikrarımızı bozmadık ve daima vaktinde dergimizi okurumuza ulaştırdık. Bu da Allah Tealanın bize bir lütfudur.
İlim ve İrfan Dergisi, geride bıraktığımız dört yılda olduğu gibi bundan sonra da bu hassasiyetleri gözetecek ve Kur’an ile sünneti esas alan bir tasavvuf anlayışının derdini sürmeye devam edecektir. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da; ilimsiz irfanın yozlaşmaya ve sapkınlığa, irfansız ilmin de ruhsuzluğa ve tekdüzeliğe götüreceğini haykırmaya devam edecektir. Hakikatin bu iki kavramın birlikteliğinde olduğunun her daim altını çizecektir. Çünkü daima dualarını üzerimizde hissettiğimiz, maddi ve manevi desteklerini yanımızda bulduğumuz muhterem mürşidimiz Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi Hazretleri, hizmet ettiği davanın ilkelerini sıralarken daima bu hassas noktaya işaret etmektedir. Buyuruyor ki: İlim ve irfan yolumuzun birbirinden ayrılmaz iki temel ilkesidir. Birinin eksikliği diğerini de zayıflatır. Yükselmek için kuşların iki kanada ihtiyaç duyması gibi, insanın da manevi terakki elde edebilmesi için bu iki kavrama yaslanması gerekir.
Allah kendilerine uzun ömürler ihsan etsin, muhterem üstadımızın bu hassasiyeti bizi yolda tutan en önemli güç kaynağımız oldu bugüne kadar. Allah Teala bizleri, onun ve tüm sadat-ı kiramın feyiz ve bereketinden mahrum etmesin.

Kimi, kime kurban ediyoruz?
Kurban bayramı yaklaşıyor. Şimdiden mübarek olsun. Akıtacağımız kurban kanlarının; masumların kanının durmasına, acılarımızın hafiflemesine, İslam âleminin üzerindeki kara bulutların dağılmasına vesile olmasını Rahman ve Rahim olan Allah’tan diliyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumların, mahkumların, mağdurların da yüzünü güldürmesi için Rabbimize yakarıyoruz.
Şüphesiz O’nun her şeye gücü yeter. Efendimiz’e (sas), aline ve ashabına salat ve selam olsun.

Aziz kardeşlerim, insanların Şeyh Hazretlerinin adabına ilgi göstermesi ve onun dergahına gelerek dinlerini öğrenmeleri...

Müslümanın temel ilkesi şudur: İnsana kalacak olan biriktirdiği değil dağıttığı / infak ve ikram ettiğidir....

İlim ve irfan dergisinin Temmuz sayısı tefekkür dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016