PROF. DR. SÜLEYMAN ULUDAĞ | Temmuz | 2014 | AYIN KONUSU | Okunma: 1758
İlim (çoğulu: ulûm) bilmek ve bilgi anlamına gelir. Dini/İslami anlamdaki ilim/bilgi bilim’den (science’den) epey farklı bir kavramdır. Bilgili olana alim/alîm, allame (çoğulu: ulema) denir. Aynı şekilde dini/İslami anlamda alim, bilim insanı kavramından çok farklıdır.

Her şeyden evvel ilim Allah Tealanın sıfatıdır. O, alim, alîm ve allâmdır, her şeyi bilir, bilmediği hiçbir şey yoktur. O latiftir, habirdir. Her çeşit bilginin kaynağı Hak Tealadır. Kullarını vahiy, ilham, kalp, akıl ve duyu organları vasıtasıyla bilgi sahibi kılan O’dur. O’nun ilmi mutlaktır. Kullarını ilmi ise nisbi, izafi, sonlu ve sınırlıdır.

Kur’an-ı Kerim’de ve sahihi hadislerde ilmin öneminden, değerinden ve şerefinden bahsedilmiştir. Allah Tealanın kullarına olan nimetleri ve ihsanları pek çoktur. Bunların başında onlara akıl/kalp, vahiy ve duyu organları aracılığıyla sağlıklı ve doğru bilgiler vermiş olmasıdır. Bu bilgilerden her biri bir hakikat, bir hikmet ve bir delildir. Gönderilen peygamberlerin görevleri de yanlış ve kirletilmiş ve çarpıtılmış bilgiler içinde kalmış olan insanları hak ve hakikat denilen doğru bilgilerle bilgilendirmek suretiyle onları batıl inanç ve hurafelerden kurtarmaktır. Dünya ve ahiret saadeti ancak bu nitelikteki bilgilerle kazanılır.

Kur’an’da ve hadislerde en fazla ilim üzerinde durulmuştur. Bilenler ve alimler övülmüş, bilgisizler ve cahiller yerilmiştir. İslam, Cahiliye dönemini kapatmış, bilgi dönemini başlatmıştır.

Puta tapan İslam öncesi Arapların bu hali Cahiliye terimiyle anlatılırken ilim yeni dönemin esası olmuş ve toplumu nura kavuşturmuştur. Kur’an’da bilginin ve bilgi sahibi olmanın önemi ilim ve alim kelimelerinden başka şu kelimelerle de ifade edilmiştir: Tefekkür/fikir, kalp/akıl, yakin/ikan, marifet, fehim/ifham, fıkıh/tefekkuh, nazar, burhan, hüccet, tezekkür, tedebbür vb.

Yukarıda verilen kelimeler doğrudan veya dolaylı olarak ilim/bilgi anlamına gelir. Bunlara bakıldığında İslam’ın ilim, fikir, kalp/vicdan dini olduğu açık bir şekilde görülür.

Ahiretle alakasız alim olur mu?
İlim ve alim terimleri 14 asırlık İslam tarihi boyunca çok çeşitli ve farklı anlamlarda kullanılmıştır. Çeşitli mezheplere, felsefi ve fikri akımlara mensup olanlardan her biri ilmi ve alimi kendi meşrebine, eğilimine ve ekolüne göre anlamış, yorumlamış, kendi ilim ve alim anlayışını doğru ve geçerli, diğerlerinkini yanlış ve geçersiz saymıştır. Böylece ilim ve alim terimlerine herkes kendine göre bir mana yüklediğinden bu alanda bir karmaşa/kaos meydana gelmiştir. İlim ve alim kelimeleri etrafında meydana gelen anlam kaymaları, kaydırmaları, anlam genişlemesi veya daralması veya değişmesi neticesinde Kur’an ve hadiste önemi ve değeri vurgulanan ilmin ve alimin (ulemanın) ne olduğu çoğu zaman unutulmuş, üstü örtülmüş ve bu suretle bu husus doğru dürüst anlaşılmaz hale gelmiştir. (Bkz. Gazzali, İhya, cilt 1, sayfa 39)

21. yüzyıldan bilgi çağı olarak bahsedilmekte, bilgi öne çıkarılmakta, değeri, yararı ve lüzumu vurgulanmaktadır. Aslında bu durum son derece tabiidir. Ancak bugün bilim/science, biliminsanı/scientist denilen şey Kur’an’da ilim ve alim (ehl-i ilim) denilen şeyden çok farklı bir başka şeydir. Bugün bilimler, tabiat bilimleri, pozitif bilimler, akli/rasyonel bilimler ve beşeri/insani bilimler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Bu bilimlerin hepsi iyi, faydalı ve lüzumlu olmakla beraber seküler/laik ilimlerdir. Bu bilimlerle uğraşanların büyük bir kısmı da seküleristtir. İçlerinde ateist, deist, pozitivist, materyalist, natüralist olanları da çoktur. Aslında bunlar Kur’an’daki ilmi gerçek ilim, alimi de hakiki alim olarak görmezler. Kur’an’da ve hadislerde övülen ve özendirilen ilim söz konusu bilimler değildir. İslam’da önem ve faziletinden bahsedilen alimler de söz konusu bilim adamları değildir. Zira bahis konusu bilimlerin Hak Teala, Kur’an ve ahiretle alakaları yoktur.

(Yazının tamamı İlim ve İrfan dergisi Temmuz (2014) sayısında.)

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun....

Bundan tam yedi yıl önce yine bir Eylül ayında yayın hayatına başlayan İlim ve İrfan Dergisi,...

Eylül, 2012’de yayın hayatına başlayan İlim ve İrfan dergisi 8. yılına girdi....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016